Açtık
Açıktaydık
Sırtımıza geçirecek
Kötü bir paltomuz
Dahi yoktu ama
Biz ellerimizi ısıtacak
Bir çift el derdindeydik
İnan olsun,
İnançsızdık!
Ama bilir kişiler
Çok görmüş geçirmiş
Olmalılar ki
Bu duruma
Eşdeğer inanç diyerek
Bize hayatımızın
En büyük ironisini
Yaşattıklarının
Farkında değildiler
Peki biz tüm bu olanları
Görüyor muyduk?
Ne münasebet,
O sırada kördük!
Muhtemel ki bir sonraki
Garciaya dek de göremeyecektik.
Öeeek.
Fatma Abla biri buraya kusmuş!
7 Mart 2011 Pazartesi
7 Şubat 2011 Pazartesi
Banyo
Oturmuşuz da havadan sudan konuşurmuşuz
Aşk hava, meşk su
Havalarımızı soluyup suyumuzu içerken
Bellerini kırmışız bir bir lafların
Sırasını savan bir oh çekmiş
Sanmışlar ki görenler, oturmuşuz da
Lafların değil birbirimizin belini kırmışız
Sonra demişler ki unuttun mu O'nu?
Dönmüş demiş O'nu unutmak mümkün mü?
Başka bir arzunuz?
Bir portakal votka daha.
Birer nefes çekmişiz.
Havasını alanlar susmuş
Suyu olanlar içmiş
Havadan sudan hayır kalmayınca
Gözler birbirine meyilleşmiş
Gidilmiş kasaya beller sallana sallana
Herkes davranmış cüzdanına
Alman usulü değil miydi?
Ödemiş işte herkes payına düşeni.
Ödemiş işte herkes, payına düşeni.
Kimi gitmiş evine yatmış uyumuş
Kimi kafasında bir tilki düşünmüş ha düşünmüş
Gitmiş yatmış uyumuşlar dünyadan habersiz
Kafası tilkililer koşmuş ha koşmuş
Varmışlar adamın kapısına
Anlatmışlar her şeyi demişler böyle böyle
Adam demiş vay be vay be
Güneşler doğmuş güneşler batmış
Bir gün adam kapıya dayanmış
Demiş bana dediler böyle böyle
Demiş adama değil öyle değil öyle
Sevmekle unutmamayı bir tutmuş senin kafası tilkililer
Hem o neyse de
Sen hiç mi sevmezken sever gibi yapmadın birine?
Ne demişler hem lafı bile var:
Temizlik imâdan gelir.
Haydi sana güle güle.
Aşk hava, meşk su
Havalarımızı soluyup suyumuzu içerken
Bellerini kırmışız bir bir lafların
Sırasını savan bir oh çekmiş
Sanmışlar ki görenler, oturmuşuz da
Lafların değil birbirimizin belini kırmışız
Sonra demişler ki unuttun mu O'nu?
Dönmüş demiş O'nu unutmak mümkün mü?
Başka bir arzunuz?
Bir portakal votka daha.
Birer nefes çekmişiz.
Havasını alanlar susmuş
Suyu olanlar içmiş
Havadan sudan hayır kalmayınca
Gözler birbirine meyilleşmiş
Gidilmiş kasaya beller sallana sallana
Herkes davranmış cüzdanına
Alman usulü değil miydi?
Ödemiş işte herkes payına düşeni.
Ödemiş işte herkes, payına düşeni.
Kimi gitmiş evine yatmış uyumuş
Kimi kafasında bir tilki düşünmüş ha düşünmüş
Gitmiş yatmış uyumuşlar dünyadan habersiz
Kafası tilkililer koşmuş ha koşmuş
Varmışlar adamın kapısına
Anlatmışlar her şeyi demişler böyle böyle
Adam demiş vay be vay be
Güneşler doğmuş güneşler batmış
Bir gün adam kapıya dayanmış
Demiş bana dediler böyle böyle
Demiş adama değil öyle değil öyle
Sevmekle unutmamayı bir tutmuş senin kafası tilkililer
Hem o neyse de
Sen hiç mi sevmezken sever gibi yapmadın birine?
Ne demişler hem lafı bile var:
Temizlik imâdan gelir.
Haydi sana güle güle.
29 Ocak 2011 Cumartesi
deneme
dört mevsimin ortasında
terleyen bir kaplan,
yüzü ıslak bir sırtlan,
bir kuş, donan,
bir kaç kedi yerinde duramayan...
dört mevsimin ortasında küfürbaz bir adam.
bir adam var üç parçaya ayrılan.
üç parçası bir daha asla kaynamayan.
bir kadın olmalı sokaklarda.
cuma günü kalabalıklarında.
seyyar gürültülerin içinde sesi kaybolan.
üç parçanın birden aynı anda umudu olan.
köşe başında bir kadın var
gözlerinde üstünlük izleri, tepeden bakan.
umuda ışık olacağını bildiği halde elini dahi kıpırdatmayan.
bir kadın var sokak lambasının altında
yüzü kararmış tepeden vuran ışıktan.
nefreti doğuran, büyüten, hayata salan...
nefretler kedi olmuş bahar ışıltısında.
sinsidir kediler ki çaktırmadan yayarlar nefreti.
nefret yayılırken tersten işlerdi hep zaman.
en son olacaklar en başta olan...
bir kuşun kalbini dondurdu kediler,
kurnaz bir sırtlana keder saçtılar,
kaplana hayatı dar ettiler.
üstelik sadece bir bakışla
sadece tek bir göz ucu gülümseme ile,
devrildi tüm mevsimler üç parçanın üzerine.
üç parça ki enkaz altında.
gelemediler bir daha bir araya,
umudu elinde tutan kadının tepeden bakan gözlerinin ardında...
terleyen bir kaplan,
yüzü ıslak bir sırtlan,
bir kuş, donan,
bir kaç kedi yerinde duramayan...
dört mevsimin ortasında küfürbaz bir adam.
bir adam var üç parçaya ayrılan.
üç parçası bir daha asla kaynamayan.
bir kadın olmalı sokaklarda.
cuma günü kalabalıklarında.
seyyar gürültülerin içinde sesi kaybolan.
üç parçanın birden aynı anda umudu olan.
köşe başında bir kadın var
gözlerinde üstünlük izleri, tepeden bakan.
umuda ışık olacağını bildiği halde elini dahi kıpırdatmayan.
bir kadın var sokak lambasının altında
yüzü kararmış tepeden vuran ışıktan.
nefreti doğuran, büyüten, hayata salan...
nefretler kedi olmuş bahar ışıltısında.
sinsidir kediler ki çaktırmadan yayarlar nefreti.
nefret yayılırken tersten işlerdi hep zaman.
en son olacaklar en başta olan...
bir kuşun kalbini dondurdu kediler,
kurnaz bir sırtlana keder saçtılar,
kaplana hayatı dar ettiler.
üstelik sadece bir bakışla
sadece tek bir göz ucu gülümseme ile,
devrildi tüm mevsimler üç parçanın üzerine.
üç parça ki enkaz altında.
gelemediler bir daha bir araya,
umudu elinde tutan kadının tepeden bakan gözlerinin ardında...
30 Aralık 2010 Perşembe
Açık e
El
Elim
Elimiz
Ellerimiz
Ellerimizsiz
Ellerimizbizsiz
Ellerimizbizsizliktensessiz
Bakımsız
Çirkin
Ellerimiz şeytan tırnaklarına yuva
Ellerimiz birbirine kapı duvar
Ellerimiz ters yüz
Ellerimizde ben
Ellerimiz yüzü koyun ağlamakta
Ellerimizde yer yer sarılık
Ellerimizde birer sigara
Ellerimiz birbiribenlerine küs
-Birbiribenlerine gebe ellerimiz!
.
Elim
Elimiz
Ellerimiz
Ellerimizsiz
Ellerimizbizsiz
Ellerimizbizsizliktensessiz
Bakımsız
Çirkin
Ellerimiz şeytan tırnaklarına yuva
Ellerimiz birbirine kapı duvar
Ellerimiz ters yüz
Ellerimizde ben
Ellerimiz yüzü koyun ağlamakta
Ellerimizde yer yer sarılık
Ellerimizde birer sigara
Ellerimiz birbiribenlerine küs
-Birbiribenlerine gebe ellerimiz!
.
19 Aralık 2010 Pazar
3 Aralık 2010 Cuma
Nedenlilik
Neden okur insan?
Neden kitap okur?
Şiir okur?
Neden?
Neden anlatır insan?
Neden kendinden bahseder?
Hiç susmaz?
Neden?
Neden dinlemez insan?
Neden derine bakmaz?
İki yüzlüdür?
Neden?
Ben bu satırları yazıyorum;
Bir insanım,
Neden?
Neden kitap okur?
Şiir okur?
Neden?
Neden anlatır insan?
Neden kendinden bahseder?
Hiç susmaz?
Neden?
Neden dinlemez insan?
Neden derine bakmaz?
İki yüzlüdür?
Neden?
Ben bu satırları yazıyorum;
Bir insanım,
Neden?
Etiketler:
Uyumsuz Birey
Yeni Bir Çağ
Aslı'ya
Bazen hiçbir şeye gerek yoktur
Gözlerinde taşıdığı kubbenin hüznü
yeter de artar konuşmamaya
Sözler erir, gözlerden akar
Tepelerden vadilere ulaşır
Sözlerin bittiği yerde
Yeni bir çağ başlar
Girmek için fethe gerek olmayan
Fethi ile çağ kapatmış şehirde
Yeni bir çağ gerek bize
Yeni bir çağ gerek bundan özgür
Not: Son iki satır, Tuna Kiremitçi'nin yazdığı ve seslendirdiği, Kumdan Kaleler adlı grubun Sana Dair adlı şarkısında geçen "ve bir çağ gerek bize ve bir çağ bundan özgür" cümlesinden evrilmiştir.
Etiketler:
Uyumsuz Birey
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)