11 Ocak 2013 Cuma

Diyorcek

10.01.13

Metronun kapısına yaslanmış duruyordu. Önünde duran koltuğun arkasına sağ omzunu vermiş dikilmekte olan bir genç, kulaklarındaki kulaklıklara rağmen dışarıdan duyulabilen bir gürültüyle müzik dinliyordu. Şarkı tanıdıktı: Teoman - Rapsodi Istanbul. O an duyduğu kısım ise şarkının en beğendiği kısım idi: "Bitene kadar bitmez hayat, bitti mi de biter ama!" Kendini şarkının ritmine kaptırmış olan genç adamın kafa sallayışlarından gözlerini alamıyordu. O an içinde onu daha yakından tanıma arzusu uyandıydı ki metronun hoparlöründen bir sonraki durak duyruldu: "Bir sonraki istasyon: Stadyum." Bu, genç kadının ineceği duraktı.

Duyuruyu duyan genç adamın sese hafifçe dönmesi sonucu birdenbire göz göze geldiler. Adam, bir şeyler olması gerektiğini hissetmişçesine gözlerini büyük kahverengi gözlere kilitlemişti. Metronun yavaşlaması için makinistin frene yüklenmesiyle adamın gözleri, kadının gözlerinden saçlarına doğru daldı ve bir süre orada boğulu kaldı. Burnundan solumaya çalıştığında duyumsadığı, ilkokul zamanlarında annesinin onu sekmene oturtup sırtını iliflerken duyumsadığını anımsatıyordu. Adam ağzını açtı ve "Söylemen gereken bir şey varsa, söylemen gerekir." cümlesini kadının kulak yoluna yerleştirdi, boylu boyunca.

Kadın yutkundu.
Metro durdu.
Kapı açıldı.
Kadın indi.

Metro hoparlöründen yeni bir duyuru duyuldu: "Sayın yolcularımız; teknik bir aksaklıktan dolayı bir süre bekleme yapacağız. Anlayışınız için teşekkür ederiz." Açık kalmış kapıdan gelen soğuk hava ile, yıkanışının sonuna geldiğini anladı. Kulaklıktan gelen bir sonraki şarkının sözlerine hak vermekte gecikmedi: "Yıllar önceydi, çok da güzeldi, şimdi düşününce."