15 Ocak 2013 Salı

Gebelik Çemberi



—"Ben hamileyim." diyesim geldi.
—Ben de "Parmağından mı?" diye sorarım o vakit.
—Hamilelik bi' an süren bir durum değil biliyorsun ki. Meselâ 3 aylık hamileysem işler değişir.
—Demek istediğim, hamile olmana sebep olan ben değilsem belki de parmağındır. Hem sorun değil, senin hamileliğin benim hamileliğim. Aynı şey. Ben senin yerine âdetten falan da kesilebilirim meselâ. Bak bu konuda deneyimliyim de. 25 yıldır bir kere bile gelmedi bu olay başıma. Âdetten kesilmek ne demek, en iyi ben bilirim bence.
—Peki, hiç yaşamadığın bir şeyden kesilmek mümkün mü sence?
—Neden olmasın ki? Hem belki de ben kesik doğmuşumdur. Peygamber sünneti gibi, bu da Peygamber regli. Bence çok mantıklı.
—Gülüyorum sadece. Dalga geçiyorum anlamında değil. Çok mantıksız bir şeyi mantıklı hale getirdiğin için.
—Bence bütün problem kadın bir peygamber olmayışından ileri geliyor. Arada bir geri gelse kadın peygamber de olurdu ve biz bunları konuşmuyor olurduk. Bu durumda bizim bunları konuşabilmemiz için bir kadının peygamber olmayışının ileri gelmesi gerekiyor ki bu ileri-geri muhabbeti bana seksteki misyoner pozisyonunu anımsattı. Buradan da misyoner-peygamber bağlantısı kurunca gebelik çemberi tamamlanmış oldu bence.
—Misyoner pozisyonu nedir, bilmiyorum.
—Kadının sırt üstü yattığı, erkeğinse kadının üzerine yüz üstü yattığı pozisyon. Bence bu pozisyon bariz ofsayt ama ofsayttan gol atmanın da tadı başka.
—Hiç ofsayttan gol atmadım, tadını anlayamıyorum bu yüzden.
—Ben de resmi maçlara çıkmadığım, gayri resmi maçlarda da ofsayt uygulanmadığı için hemkaderiz bu konuda.
—Keşke mahalle maçlarında ofsayt olsaydı o zaman.
—Kimse yan hakem olmayı kabul etmezdi ki.
—Düşünüyorum da bizim mahalle maçlarında gördüğüm kadarıyla hakem bile yoktu.
—Bizimkilerde de yoktu. Zaten olmasının da mahalle maçı ruhuna aykırı olduğunu düşünüyorum.