14 Haziran 2009 Pazar

Gitmek Temalı Yazı

Bir kadını yalnız koyup gideceğim. Söylediğimde gözlerini kilitleyip uzun uzun baktı. Huzursuzluğum bedenimden çok uzaklara taşıyordu. Ne bakıyorsun dedim, bir şey mi oldu? Kadınlar huzursuzluğu hemen anlar ki. Hiç, sadece düşünüyorum dedi. Huzursuzluğunu hemen anladım tek kaş hareketinden, gözlerini çok abuk yerlere çevirmeye çalışmasından, gidip tabağını bir daha, bir daha doldurmasından. Haftalardır beynimi milim milim kemiren buydu işte, bu kadardı. İçimde bir yerlerde dönmemeye kastettiğimden olsa gerek, çok korktum. Halbuki günler su gibi akıp geçecek, biliyorum. Kadın da biliyor.

Ben aslında başka türlü de korktum. Neredeyse biletimi yakacaktım. Kütüphanenin bir köşesine fırlatılmış bir günlükte de "Gideceğim!" yazıyordu. Yazan kendine çok inanıyordu ve başka çare göremiyordu. Çekip gidecektim kaşlarımı çatarak, fukara ve özgür. Her gün ayrı ayrı gideceğimi yazmıştım. Gidemeyince nasıl da unutmuştum, kafamı nereye çevirmiştim, neye tutunup kalabileceğimi sanmıştım? Ve ne çok dilime dolamıştım ki gitmeyi üzerime kapılar çarpılıyordu, sevdiğim pis pasaklı nesnelere, insanlara ve hayvanlara nişan alınıyordu? Kimse bana inanmıyordu. Gidemediğim için kalabilirim sandılar, kalırım seve seve. Arkamda kalacak pisliğin herkes farkındaydı, ben hariç. Çocuk saflığıyla gitmek istemek, küfretmeden ama sert bir müdahaleyi gerektiriyordu. Herkes yerini bilsindi. Falan filan.

Yani ben en son bıraktığımda insanları, böyleydiler. Kadın tırnaklarını çıkarıp üstüme saldırıyordu farklı olarak. Şimdi sadece baktı. Çok korktum. Korkuyorum. Yüklendiğim kale kapısı birden yok olacak ve ben boşluğa yuvarlanacağım.

Ben de dostça bir mesafe elde edebilmeyi isterdim. Uzaklara gittiğimde huzurundan(!) bir şey kaybetmeyecek, döndüğümde bana gezip gördüklerimi soracak insanlar, kurabiye pişen bir ev... Beni özleyecek ama yaşama sevincim karşısında daha çok sevinecek, hediyelerimi anlamlı bulacak, çiçek ve hayvan besleyebilen insanlar... Yok, demek ki kimseyle gerçekten yakın değilim. Bu insanlardan, bu evlerden hiç görmedim.

Benim de onları terkederek çok şık ve şahane bir hareket yaptığım pek değerli terkedilmişlik duygularım ve aynılarını o kadının hissedip hissetmediğini düşünmek, bu uykusuz ve kahveli gecede güzelce çiğnediler beni. Bavulumu yalnız hazırlayacağım, çiçeklerimi ve hayvanlarımı başkalarına emanet edeceğim. Daha çıkmadığım yolun yorgunu, gidip de dönmediğim evin kovulmuşuyum. Korkudan olacak daha şimdiden özlüyorum alıştığım ızdırabı, çok korkuyorum, çok. Parçaladığım nice günlükte, gönderilmiş-gönderilmemiş nice mektupta gitmek istediğimi yazmasam, gene unutacaktım belki korkudan. Gitmeye çalışmaktan vazgeçmiyorum madem, gideyim. Pusuda bekliyor madem kadın, ilk adımı atayım da saldırsın. Ne olacaksa olsun hadi, ben gidiyorum. Kafa dinleyeceğim, gerçekten ne istediğimi ve bundan sonra nereye gideceğimi düşüneceğim. Yarım bıraktığım işlere yeni yarımlar ekleyeceğim. Çok işim var, çok yorgunum ve çok korkuyorum.

2 yorum:

iruneach dedi ki...

http://iruneach.blogspot.com/2009/06/herkes-gitmek-istiyor-ben-dahil.html

buruncuk dedi ki...

beğenerek izliyoruz.